Blog

Expo_interview

 

İnşaat Sektöründe Müteahhitlerin Sosyal Sorumluluğuna Yeni Bir Bakış

İran’da inşaat sektörü önemli bir dönüm noktasında bulunmaktadır. Bir yandan çok sayıda ekonomik ve uygulama zorluğu ile karşı karşıya kalırken, diğer yandan toplumun farklı kesimlerinin konut ihtiyacına cevap verme gibi ağır bir sorumluluğu üstlenmektedir. Bu süreçte bazı müteahhitler sektöre farklı bir bakış açısıyla yaklaşmakta ve müteahhitlerin misyonunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanmaktadır.

Newaz şirketi faaliyetlerine 1385 yılında inşaat sektöründe başlamış ve bu yıllar boyunca İran ve Türkiye’de 44 konut ve villa projesini başarıyla tamamlayarak bu alanda öncü şirketlerden biri haline gelmiştir. Faaliyetlerine Elburz eyaletinde başlayan şirket, bugün Tahran’daki çok sayıda projenin yanı sıra uluslararası pazarda özellikle İstanbul’da da aktif bir şekilde yer almaktadır. Bu söyleşide Davud Davudi ile inşaat sektörünün karşılaştığı zorlukları ve sosyal sorumluluklarını ele alıyoruz.

İnşaat sektörünün ana yolundan uzaklaştığı görülüyor. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz

Gerçek şu ki bizler ülkenin müteahhitleri olarak ana görevimizi gerektiği gibi yerine getiremedik. Bu eksiklik hem iç hem de uluslararası düzeyde görülebilir. Uluslararası alanda gelişme ve etkili olma konusunda yeterli adımlar atamadık ve ülke içinde de zayıf kesimlerin güçlendirilmesinde önemli bir pay sahibi olamadık. Mevcut ekonomik koşullarda halk her zamankinden daha fazla destek ve doğru yönetime ihtiyaç duyarken, inşaat sektörü ekonominin lokomotifi ve toplum için bir umut noktası olabilirdi; ancak ana rotasından uzaklaşmıştır.

İran’da inşaat sektörünün başlıca sorunları nelerdir

İran ve yurt dışında inşaat deneyimi olan biri olarak söyleyebiliriz ki, İran’daki inşaat sektörü ciddi engellerle karşı karşıyadır. Karmaşık bürokrasi, proje ruhsatından mülkiyet belgelerine ve sözleşme düzenlemelerine kadar uzanan uzun idari süreçler, zaman ve sermayenin büyük bölümünü tüketmektedir. Kentsel dönüşüm projeleri gerekli destek ve uygun yasaların eksikliği nedeniyle yeterince ilerleyememiştir. Bunun yanında vergiler ve belediye harçları da müteahhitler üzerinde ek bir baskı oluşturmaktadır.

Dengeli kentsel gelişime değindiniz. Bu neden önemlidir

Mevcut koşullarda birçok şehir bölgesi eski yapılar ve zayıf altyapılarla karşı karşıyadır. Sadece belirli bölgelerde lüks ve modern binalar inşa etmeye odaklanmak sürdürülebilir ve adil olmayan bir gelişmeye yol açmaktadır. Biz inanıyoruz ki güçlü ve tanınmış müteahhitler yaklaşımlarını değiştirerek yalnızca belirli bölgelerde yoğunlaşmak yerine yoksun ve eski bölgelerin yenilenmesinde rol alabilirler. Bu yaklaşım yalnızca vatandaşların yaşam kalitesini artırmakla kalmaz, aynı zamanda toplumun tamamı için faydalı olacak sürdürülebilir ve dengeli bir gelişme sağlar.

Mevcut durumu iyileştirmek için ne önerirsiniz

Öncelikle yasalar reforme edilmeli ve bürokrasi azaltılmalıdır. Özellikle eski şehir dokularının yenilenmesi alanında müteahhitler için destekleyici altyapılar oluşturulmalıdır. Ayrıca müteahhitler sosyal sorumluluklarına daha fazla bağlı kalmalı ve etkili adımlar atarak daha iyi bir gelecek inşa etmede gerçek rollerini üstlenmelidir.

Uluslararası pazarlara yönelmek de çözüm olabilir. Ülkenin mühendislik ve uygulama kapasitesi uluslararası pazarlarda önemli bir rol oynayabilir. Bu sayede sadece sektör uzmanları için yeni fırsatlar oluşmakla kalmayacak, aynı zamanda ülke ekonomisi için döviz ve büyüme sağlayacaktır.

İnşaat sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz

Tüm zorluklara rağmen geleceğe umutla bakıyoruz. Müteahhitlerin bakış açısı değişirse bu sektör sürdürülebilir ve adil bir gelişme yönünde ilerleyebilir. Kalkınma herkes için olmalıdır, sadece belirli şehir bölgeleri için değil. Biz müteahhitler olarak yalnızca kârı değil, aynı zamanda sosyal sorumluluğumuzu da düşünmeli ve herkes için daha iyi bir gelecek inşa etmek için adım atmalıyız.

Related articles